17 C
Trabzon
Salı, Ekim 20, 2020
19. ZELEKA’DA DOĞAN YILDIZ PARLIYOR

19. ZELEKA’DA DOĞAN YILDIZ PARLIYOR

0
1488

Değerli dostlar; tatil, ramazan, bayram, biraz da tembellik derken, yazılarımıza bir hayli ara vermiş olduk. Ağırdan ağırdan Osman Taka’nın yazısını hazırlarken, aniden önümde büyük bır ışık parladı; gözlerimi kamaştırdı. Gördüklerime inanamıyordum. Rüya mı görüyordum, hayal âleminde miydim, yoksa gördüklerim gerçek miydi? Hâlâ net olarak seçemiyorum.Bir anda kendimi İstanbul Dolmabahçe Sarayı’nın karşısında, lüks ve temiz bir sinema salonunda buldum. Bir yanımda Türkiye’nin en tanınmış sinema eleştirmenleri; Sabah Gazetesi’nden Atilla Dorsay, Radikal Gazetesi’nden Sevim Okyar, Hürriyet Gazetesi’nden Ömür Gedik; diğer yanımda, Türkiyenin en prestijli basın yayın kuruluşlarının güzide gazeteci ve eleştirmenleri; Cumhuriyet Gazetesi’nden Cumhur Cambazoğlu, Alper Turgut, Hürriyet Gazetesi’nden Büşra Bozok, Radikal’den Uğur Kardar, Sabah’tan Aslı Örnek, Anadolu Ajansı’ndan Nurhan Çorlu, Tv-8’den Serpil Baydak, Sky Life’dan Julide Karaman, Siyad’dan Erol Bilen, Sinema Dergisi’nden Murat Erşahin, Referans’tan Aslı Örnek, Hello’dan Kemal Atılgan, Bülent Kaya, Evrensel Gazetesi’nden Çağdaş Günerbüyü, Seray Şahiner, Bugün Gazetesi’nden Batuhan Özkardeşler, Yeni Şafak’tan Naz Emelkoç, Zaman Gazetesi’nden Yusuf Bülbül, Cine-5’ten Mehmet Canataklı, Tv-Net’ten Beyza Devecioğlu, Gençer Tatar, Kanal T’den Ceylan Işın, Sadık Özcan, Can Öncel, Kaçkar Tv’den Muzaffer Sürmen, Berat Tv’den Abdurrahman Pala… Ve beraberlerinde salonu dolduran yüze yakın gazeteci.

Işıklar söndü, karşımdaki duvar yarıldı. Aman Allahım! Bayraklı Yaylamız’da Büyükbayır (Drandocilaz)’ın üstündeyim. Önümde komlar, köyler ve devamında köylülerim. Analarım, ablalarım, kardeşlerim, canlarım, canım insanlarım. Belliyor, kazıyor, ot biçiyor, odun kesiyor, yük taşıyor, yaprak topluyor… Kimi işte, kimi ormanda ölüyor. Hepsi tanıdığım, yemeğini yediğim, çayını, ayranını içtiğim insanlar. Aman Allahım! 17 yıl önce ölen babam da orda. Ve ağlıyorum, ağlıyorum, ağlıyorum… Işıklar yanıyor. Lobiye çıkıp, bir köşeye çekilip sakinleşmeye çalışırken hâlâ kendime gelemiyorum. Gazeteciler sıraya girmiş Orhan Bey’i kutluyor. Kameramanlar sıraya girmiş söyleşiler yapılıyor.

Orhan Bey, bizim Orhan. Daha dün ayağımızda lâstik ayakkabımızla yaylada top koşturduğumuz Orhan. Yani Kemal Taka’nın oğlu Orhan Taka (Tekeoğlu). Firmasının web sitesinde biyografisi;

“1957 yılında Trabzon ili, Çaykara ilçesi, Zeleka Köyü’nde dünyaya geldi. Çocukluğu yaylaların muhteşem görüntülerini zihnine nakşetmekle geçti. İlk ve orta öğrenim yılları subay amcasının yanında farklı illerdeki okullarda okurken tüm ülkeyi tanımaya çalışmakla geçti. Çocukluğundan beri hayali gazeteci olmaktı. Ve bu hayaline Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon bölümünü kazanarak ulaştı.

“1983 yılında mezun olduktan sonra sırası ile Anadolu Ajansı’nda ekonomi şefliği, Sabah Grubu’nda ve en son olarak da Milliyet Gazetesi’nde borsa editörlüğü görevlerinde bulundu. Borsa Gongu’nun ilk defa çaldığı 1986 senesinden beri borsa editörlüğü görevini büyük bir heyecan ve keyifle îfa etti.

20 yılı aşkın bir süre boyunca beyninde ve gönlünde biriktirdiği bütün zenginlikleri, farklı amaçlara yönelik ürünlere dönüştürmeye karar vererek gazetecilik mesleğinden emekliye ayrıldı. MEDYA TON İletişim Yayıncılık ve Danışmanlık Hizmetleri Limited Şirketi’ni kurdu. Nişantaşı Vali Konağı Caddesi’nde bulunan ofisinde her türlü kurumsal yayıncılık üzerine hizmet vermektedir.

Orhan Tekeoğlu, evli ve 2 kız çocuğu babasıdır,” şeklinde özetlenen Orhan Tekeoğlu.

Zeleka (Taşören) Köyü’nden çıkıyor, yetişiyor, kendini yetiştiriyor ve şimdi dişiyle tırnağı ile ve kucağında büyüdüğü insanları ile meydana getirdiği eseriyle aylardır Türkiye basınını meşgul ediyor, peşine takıyor.

Malûm; bahsettiğimiz “İFAKAT” Belgeseli. Çekildiği yer, 30 yıl aralıksız, bir o kadar da ara ara yaşadığım, santim santim toprağına bastığım yaylamız, komlarımız, köyümüz. Oynayanlar, canlarım insanlarım. Anlatılanlar, yarım asrı geçen bir süre boyunca yaşadıklarım. Nerede izliyorum? İstanbul Dolmabahçe’de, seçkin bir sinemada ve tekmili birden Türk medyası eşliğinde… Böyle bir sürprizle karşılaşsanız siz ağlamaz mıydınız dostlar?

Evet, dostlarım; yıllarca önce Zeleka’da doğan yıldız, parlamaya başladı ve giderek daha da parlayacak. Çünkü hem istekli, hem bu alanda kabiliyet ve deneyimli ve hem de bu işe onun kadar heyecan ve gayretle gönül vermiş bir hayat arkadaşına sahip.

Yolun açık olsun Orhan Kardeş. Allah senden razı olsun. Köyümüzü daha şimdiden, binlerce ve hatta on binlerce, gazete, dergi ve web sayfasında tanıttın. Seninle gurur duyuyoruz. Yolun açık olsun.

 

ahmetms

Ahmet MUTLUOĞLU

Çamlıca – İstanbul, 14.02.2010

 

CEVAP VER

veya