11 C
Trabzon
Cuma, Aralık 4, 2020
18. HAYDI YAYLA’YA MOL’UN ÜSTÜNE

18. HAYDI YAYLA’YA MOL’UN ÜSTÜNE

0
1275

Tüm Çaykara’da olduğu gibi, köyümüzde de Mayıs ayında yediden yetmişe herkesi yayla heyecanı sarar. Rüyalarına girer yayla insanların. Karların erimesi sabırsızlıkla beklenir. Hatta bazıları karın erimesini bile bekleyemez, karların üzerinden yürüyerek aşar yamaçları. Bu heyecanın çok çeşitli sebepleri vardır. Kimi evini obasını merak eder, kimi çayırının duvarını. Aslında bunlar bahanesidir işin. Tümünün merakı, acaba yayla nasıldır? Değişti mi? Ne oldu biz orada yokken? Önemli bir değişimin olmadığını bile bile, duyguları sürükler insanları. Geçen sekiz ay, meraklandırır yediden yetmişe herkesi.

Yaylamızın en meşhur yeri neresidir diye bir anket yapılsa sanırım “Molüstü” birinciliği alır açık arayla. Yaylamız yayla olalı, Molüstü’nde oturmayan yoktur, özellikle erkek takımından. Adım gibi eminim ki hiç tanımadığım dedemin dedesi I.Ahmet Kutri de çok oturmuştur orada. Orada oturunca insan, kendini yaylanın ve ona bağlı olarak da dünyanın hakimi zanneder. O derece rahat ve huzurludur Molüstünde oturan kişi.

Orada, ne arakesme (mol) oyunları oynandı, kızlı erkekli. Orada, ne çelik çomaklar oynandı, dünya kupası düzeyinde iddialı. Orada Ekrem patlatmıştı, birinci sınıf meşin futbol topunu elli metrenin üzerinde havaya dikerken. Orada yenmiştik Eğriderelileri (5-1), 1958 yılında. Mehmet Kaya’lı, Osman, Süleyman Arslantürk’lü, Timur Taka’lı, Mustafa, İbrahim Çiftçi’li ekibimizle ve ayıp olmasın diyerek penaltı yapıp karşı tarafa bir şeref golü vererek.

2001 yılının Temmuz ayında Bern’de yayla hasreti ile çıktığım Gurten Tepesi’nde, bu kutsal mekâna hasretimi dile getirişimi paylaşalım isterseniz, şiirimle fazla alay etmemenizi istirham ederek.

MOL’UN ÜSTÜNE

Şimdi Güneş iner tepelerine
Salınır inekler yeşil çimene
Güzel yaylam cıvıl cıvıldır gene
İşi biten koşar Mol’un üstüne

Ekrem bir tur atar ıslık çalarak
Behram yaklaşıyor nara atarak
Dilaver dumanı toza katarak
Hücum eder şimdi Mol’un üstüne

Hasan Taka’ya bu hava sarmadı
Mehmet Emmi zülüfleri taradı
Talip Köy’ün havasını yokladı
Çevirdi rotayı Mol’un üstüne

Babam ile Korkmaz kahkahalarla
Ulu Ömer vakur ağır pozlarla
Cafer Hoca afra tafra azarla
Savulun geliyor Mol’un üstüne

Atalay İbrahim şemsiyesiyle
Ahmet Taka ince espirisiyle
Mustafa Rendeci dik nefesiyle
Şimdi yöneliyor Mol’un üstüne

Kabaoğlu badi badi yollanır
Ahmet Aydın eli kulakta varır
Ali Kaya ‘’karar’’ diye yalvarır
Şenliğe buyurun Mol’un üstüne

Kaya Süleyman’ın değnek elinde
Yakupoğlu asker silah belinde
Ahmet Rendeci de kendi halinde
Sohbete geliyor Mol’un üstüne

Başkan “Nerdesiniz yahu!” diyerek
Ali Hoca şapkasını eğerek
Ahmet paltosunu yere sererek
Buyur eder sizi Mol’un üstüne

Ahmet MUTLUOĞLU
Çamlıca – İstanbul, 21.06.2009