25 C
Trabzon
Salı, Temmuz 23, 2019
30. KÖYÜN SON EFENDİSİ

30. KÖYÜN SON EFENDİSİ

0
1456

Buyruğu geçen, sözü geçen, hükmeden, nazik, kibar, görgülü, eğitim görmüş… gibi anlamlarda kullanılmakta olan “efendi” kelimesi; değişik kaynaklara göre Yunanca kökenli olup Anadolu Selçukluları döneminde Türkiye Türkçesine, oradan da İslâm alemini oluşturan topluluk ve milletlerin dillerine geçmiş bir kelimedir.

Of Boğazı’nda bu ve benzeri anlamlarda kullanılışının yanında, toplumda bir yönü ile saygınlık kazanmış kişilere de sıfat olarak verilmiştir yakın geçmişe kadar. Bu sıfata layık görülen kişi, hayatı boyunca ve öldükten sonra hep “efendi” diye anılmış. Bazen soyu da bu sanla anılır hale gelir güçlü efendilerin. Şerif Efendi’nin İbrahim, Kasım Efendi’nin Muhammet, Behzat Efendi’nin İsmail şeklinde halen de kullanıldığı gibi.

Köyümüzün gelmiş geçmiş efendilerinden, ismi hâlâ anılanların bir kısmını şöyle sıralayabiliriz:

– Tüm Aydınların Dedesi İksenitli Ömer Efendi (1695-1755)

– Ömeroğlu Ahmet Efendi (1888-1968)

– Kutri Ahmet Efendi (1872-1950)

– Kutri Salih Efendi (1879-1948)

– Kutri Ali Efendi (1882-1978)

– Taka Hasan Efendi (1870-1925)

– Taka Hacı (Muhammet) Efendi (1850-1934)

– Kaya Muslim Efendi (1879-1962)

– Hudek Numan Efendi (1860-1922)

– Hudek İlyas Efendi (1863- 1928)

– Hudek Ali Efendi, (1855-….)

– Çifoğlu Şerif Efendi (….- 1928)

– Gavuş İbrahim Efendi (1870-1957)

– Cevahir Ahmet Efendi (1877-1962)

– Cevahir Hacı Efendi (1909-1991)

Huş Mahallesi’nde:

– Numanoğlu Numan Efendi (1813-1896)

– Şakoğlu Kasım Efendi (1861-1953)

– Numanoğlu Behzat Efendi (1856-1923)

Kayran’da:

– Çolak Mustafa Efendi (1864-1942)

Bu sıfatı alırlarken gayri ihtiyari, iyi yetişmiş din adamı olmaları yanında, karizmatik şahsiyetleri, lider pozisyonları, çevrede uyandırdıkları saygınlık gibi durumları belirleyici olmuştur “efendilerin”. Kuşkusuz bu insanlar kusursuz değillerdi. Hatta bazı yönleri ile eleştirilirlerdi de. Ancak belirleyici konumları dolayısı ile efendi payeleri devam etmiş, hatta sevmeyenlerince de bu sıfatla anılmışlardır.

80 yaşının üzerindeki büyüklerimiz yukarıdaki efendilerin bir kısmını tanımışlardır. Bizim kuşak yani 1950 den sonra doğanlar ise ancak bir kaçını tanıma şansına nail olabilmiştir.

Köyümüzün son efendisi Ahmet Hamdi Seçilmişoğlu (Hacı Efendi)’yi ise bizden çok genç kuşaklar da tanır. Hacı Efendi derin bir hoca değildi ama çok kuvvetli bir hafızdı. Kur’anı çok güzel okurdu. Sesi bütünleşmişti Kur’anla. Saatlerce dinleseniz yine dinlemek isterdiniz. Şahsiyetini de Kur’an okumayı geliştirdiği gibi geliştirmiş ve adeta Kur’anla bütünleştirip yumuşak ipekler mertebesine çıkarmıştı.

1909 yılında Cevahir Ahmet Efendi (1877-1962) ve Kasap Kızı Hatice Hanım (1878-1955)’ın oğlu olarak dünyaya gelir köyümüzün son efendisi. İlk eğitimini mahalle mektebi ve babasının yanında aldıktan sonra Soğanlı Köyünden Hanecizade Ahmet (Bilgin) Efendi’nin ( 1874-1974) yanında Hafızlık Eğitimini tamamlar. İyi bir hafız olur. Sesi güzel, kıraati çok düzgündür. İlk olarak babası Ahmet Efendi’nin imamlık yaptığı Havza’da imamlık yapar. Bu arada Osman Kızı Gülfidan Taka (1914-2001) ile evlenir. Bu evlilikten İbrahim (1934-…), Necati (1936-1999) ve Mehmet (1939-…) dünyaya gelir.

Köye döner. Zamanın gençlerinden 35 öğrenci ile hafızlık eğitimini başlatır. Zor iştir hafızlık. Dökülür öğrencilerin yarıdan çoğu. Kimi üç yaprakta, kimi beş yaprakta, kimiyse neredeyse icazet almaya ramak kala terk eder eğitimini. Nihayet 1939 ve devamı yıllarda aşağıdaki hafızlar icazet alarak yurda dağılırlar

1.Hafız Cafer Aydın (1924-2001)

2.Hafız Ahmet Arslantürkoğlu (1928-…)

3.Hafız Mehmet Hulüsi Mutluoğlu (1926-…)

4.Hafız Mustafa Gürsoy (İbrahim Zade) (1926-…)

5.Hafız Mehmet Kara (Hacı Şükrü) (1928-…)

6.Hafız İdris Çiftçi (Hoca Bakkal; 1928-2003)

7.Hafız Mehmet Çiftçi (Mehmet Ali Oğlu; 1924-1970)

8.Hafız Mustafa Mutluoğlu (1927-1993)

9.Yeşilalan Köyü’nden Hacı Zahit Oğlu Hafız Mustafa Tanrıverdi (1929-1947)

10.Kayran’dan Hafız Mustafa Kocahüseyinoğlu (1932-1967)

11.Hafız Mehmet Çiftçi (İbrahim Oğlu; 1928-…)

Kimi hafız yetiştirmeye devam eder, Mustafa Gürsoy, Mehmet Kara gibi; kimi mesleğinde yükselir Başbakanlık müşavirliğine kadar çıkar, Cafer Aydın gibi; kimi vaiz olur, yazar olur, Ahmet Arslantürkoğlu gibi; kimi semtine adını verir, “Hoca Bakkal” İdris Çiftçi gibi; kimi de görev yaptığı beldede sayısız çocuk ve gence kuran okumasını, dini vecibeleri öğretir diğerleri gibi. Ve yukarıdaki tarihlerin incelenmesi ile görüleceği gibi kimi Rahmeti Rahmana ulaşır, sevgili Babam Hafız Mustafa gibi; kimi de yaşıyor çok şükür, Allah uzun ömürler nasip etsin, kıymetli amcam Hafız Hulüsi gibi.

Geçim şartları gurbet ellere atar yeniden Son Efendi’yi. Ankara’nın Bala ilçesinin Çiğdemli, Büyük Boyalık ve Üçem köylerinde imamlık yapar. 1960’lı yılların başlarında Bala’daki köyünün imamlığını, yetişen oğlu Hafız Necati Hoca’ya bırakarak köye döner ve Rahmeti Rahmana ulaşan Karahasanoğlu Mehmet (1882-1962) (Kiki) Hoca’nın yerine, köylülerin isteği ve köy ihtiyar heyetinin daveti ile imam olur. Zaten o zamanlar imamların ücretleri köy halkı tarafından ödenmektedir tüm Türkiye’de. Kısa bir süre sonra imamlık kadroları ihdas edilir ve kadroya geçerek devlet memuru olur.

Hacca gidinceye kadar Hafız Cevahir diye anılırken hac farizasını yerine getirince Hacı Cevahir diye anılmaya başlar.

1950 li yıllardan sonra Türkiye’nin yaşadığı ekonomik gelişmeye paralel olarak çocuk ve gençler normal okullara ve öğretmenlik, mühendislik, doktorluk, kalıpçılık, demircilik, sıvacılık gibi mesleklere ve paranın köylere kadar inmesi ile ticarete yönelir. Artık hafızlığa rağbet çok azalmıştır. Bu defa mahalle mekteplerinde kur’an okumasını öğrenen gençler, kızlı erkekli kurallı okuma dersleri almaya başlar Hacı Cevahir’den. Evi okula dönmüştür. Odanın biri dershanedir. Ben de 1970-1971 yıllarında ilk öğretmenliğimde tecvitle kuran okuma eğitimi almıştım kendilerinden arkadaşım Yakup Takaoğlu (1952-…) ile beraber.

Hacı Cevahir bir taraftan imamlık görevini ifa ederken diğer taraftan gençleri eğitmekte boş zamanlarında da aynı zamanda doğrama ustası olduğu için köylünün kazma, kürek, tahra, balta ve tırpanlarına sap yapar yıllar boyu. O zaman tarım faal olduğu için hiç boş zamanı olmaz, çalışır her gün ve en önemlisi kimseden para almaz bu işlere karşılık. Bu fedakârlığı saygınlığını perçinler. Köylü farklı görmeye başlar Hacı Cevahiri. Bu arada;

– Mehmet Oğlu Nurettin Çiftçi (1958-…),

– Yeşilalan Köyü’nden Çahmudi Oğlu Hasan Şahin (1959-….),

-Maneka Yakup Akçadoğan (1956-…),

-Of-Fındıkoba Köyü’nden ( Ali) Alay Ak (1957-….)

hafızlık eğitimi alırlar bu kervanın son neferleri olarak kendisinden ve Hafız Alay Ak’ın Ekim 1971 Merkez Camiinde yapılan icazet merasimi de köyümüzün son icazet merasimi olur.

Yıllarca bıkmadan ve hiç kimseden ücret almadan, çocuk okutan, milletin kazmasına küreğine tırpanına beline sap yapan ve hiç kimseyi kapısından geri çevirmeyen Hacı Cevahir son derece takva bir şahsiyet düzeyine çıkar. Konuşma ve hitapları pamuk gibi yumuşaktır. Asla kimseyi incitmez. Dedikodulara katılmaz, duymazdan gelir. Siyasi konuşma ve çekişmelerle hiç ilgilenmez. Köylünün ve çevre köy ahalisinin güven ve saygısını kazanır ve kimin başlattığı, nasıl olduğu bilinmez bir şekilde Hacı Efendi oluverir Hacı Cevahir. Artık ölünceye kadar “Hacı Efendi” diye anılır, o şekilde hitap edilir kendisine ve tabi öldükten sonra da öylece anılmaya devam eder.

Gençliğinde çok güzel kaval çalan Hacı Efendi’nin hayatı boyunca en çok muzdarip olduğu alışkanlığı tütündü. Kendi ifadesiyle henüz uzun bir gömlekle gezen küçük bir çocuk iken babaannesi babasının tütününden kucağını doldurur ve hadi git iç dermiş çok sevdiği için ve güzellik yaptığını sanarak. Sonrasında da tiryakisi olmuş tabii. Kendine yakıştıramamış ve terk etmek için büyük bir ahitte bulunmuş bir ara. Ancak heyhat, terk edemez ve yedi sene dumanını burnundan çeker. Yedi sene sonra “tiryakisi için tütün zarurettir” fetvasına dayanarak ağızdan içmeye devam eder. Filtreli sigaranın lüks ve bulunmaz olduğu 1970’li ve 80’li yıllarda Hacı Efendi’nin dolabı Almancıların hediye ettiği lüks sigara kartonları ile doludur.

Hacı Efendi belki derin bir fıkıh alimi değildi ama Kur’an okuduğu zaman onu herkes saatlerce dinlemek isterdi. Çaykara Merkez Camii’nde namaz kıldığı zaman, devrin imamı, vaazı ve müftüsü namazdan sonra mutlaka Hacı Efendi’ye Kur’an okutur, cemaate ziyafet çekerlerdi.

Yaş sınırına ulaşıp köy imamlığı görevini Hacı Hafız Ahmet Tuncer (1933-2003) Hoca’ya devrettikten sonra da münzevi ve muttaki hayatına devam edip hastalık çekmeden asan bir ölümle Rahmeti Rahmana ulaşır Hacı Efendi 1991 yılında. Efendilik sıfatını da beraberinde götürerek köyün son efendisi olur. Ondan sonra gerek köyümüzde, gerekse çevre köylerde bu sıfat kimseye layık görülmez olur. Böylece yasasından belki 76 sene sonra da olsa bir sıfat tarihe karışır. Artık sadece mütevazı, sakin insanlar için kullanılan bir sıfat olarak garip kalır “efendi” sözcüğü sözlüklerde.

ahmetms

Ahmet MUTLUOĞLU

Çamlıca, 05. 05. 2014

KAYNAKÇA:

1.(http://tr.wikipedia.org/wiki/Efendi)

2.http://www.sosyalbil.selcuk.edu.tr/sos_mak/makaleler%5CRıdvan%20ÖZTÜRK%5CÖZTÜRK,%20RIDV

3.ÇAYKARA’LI NUMANZADELER (altı kişi) – ÇAYKARA GAZETESİ

http://www.caykaragazetesi.com/sayfa.php?sayfaid=238

Numan Efendinin bu olgun kişiliği ve birçok ilim adamı yetiştirmiş olduğu ile ilgili
rivayetler hep dikkatimi çekmiştir. Ayrıca Numan Efendinin torununun oğlu olan 

4.https://www.facebook.com/pages/Hu%C5%9Folu-Numan-Efendi-1814-1896-RA/114821395334581

  1. Hafız Mehmet Hulusi Mutluoğlu, Ahmet Oğlu (1926-…..)
  2. Hafız Mehmet Çiftçi, İbrahim Oğlu (1933-…..)
  3. Hafız Mehmet Baltacı Liman Oğlu, (1929-…..)
  4. Hafız Mehmet Kara, Hacı Şükrü (1928-…..)
  5. Hüsnü Bilgin, Emekli Müftü (1933-….)
  6. Hafız Kamil Çiftçi, M.Ali Oğlu (1933-….)
  7. Ahmet Çiftçi, M.Niyazi Oğlu (1943-…)
  8. Bilâl Kocahüseyinoğlu, Ali Oğlu (1932-…)
  9. Ali Güzel, Kisbaroğlu (1944-…)
  10. Hafız Mustafa Çolak, İbrahim Oğlu (1947-…)
  11. Mustafa Soylu, Öğretmen (1948-…)
  12. M.Nuri Teke, Öğretmen (1946-…)
  13. İbrahim Tuncer, Öğretmen (1949-…)
  14. Nihat Çiftçi, Eski Muhtar (1955-…)
  15. Hafız Nurettin Çiftçi, (1958-…)
  16. Nuri Aydın, Hacı Cafer Oğlu (1955-…)

21.Mustafa Gürsoy, İbrahim Zade (1964-…)

  1. Ahmet Arslan, Uzun Ömer Oğlu (1956-…)

23- Yakup Şahin, Çahmudi Oğlu, İmam (1963-….)

  1. Numan Tuncer, Öğretmen (1975-…)
  2. Bünyamin Çiftçi, Muhtar (1975-…)
  3. Hafız Alay Ak, Kuran Kursu Öğretmeni (1957-….)
  4. Hafız Yakup Akçadoğan, Maneka Oğlu (1956-….)

CEVAP VER

veya

Solve : *
24 + 4 =